Sübhânallâhi ve bi-hamdihî sübhânallâhi’l-azîm”
“Kusursuzluk Allaha hastır ve hamd ona mahsustur, noksandan berî olan Allah gerçek şeref ve
yücelik sahibidir”
İstişare ayetinin sol tarafında bulunan tahta oymalı bu çerçeve Hakkak Hamdi tarafından kadife zemin üzerine sülüs harflerle hakkedilmiş bir tablodur. Levhada yazan tarih 1321 (m.1903/1904)’dir. “Elazîm” kelimesinin başındaki elif harfinin daha açık renkte oluşu, geçmişte düşen bu parçanın sonradan yerleştirilmesiyle ilgilidir. Levhadaki söz, sahih hadis kaynaklarında Hz Resulullah tarafından “en değerli söz, meleklerin sözü, dilde hafif mizanda ağır söz” gibi nitelemelerle övülmüş değerli bir tesbih, bir duadır. Hamdle de ilgisi olan bu
ifadenin Hamdi isminde bir zat tarafından nakşedilmiş olması da hoş bir uyum arz etmektedir. Çerçevenin üstüne doğru beyaz ve girift bir yazı daha dikkati çekmektedir. Bu da Kehf sûresinden bir alıntıdır ve ifade şöyledir: “Ve lev lâ iz dehalte cenneteke kulte mâ-şâ’allâhü lâ kuvvete illâ billâh”.
“Bahçene girdiğin zaman ‘mâşallah, lâ kuvvete illâ billâh’ demen gerekmez miydi?”. Cennet bağını andıran
Ulucami’de gezenlere hattatlar bu sözleri sık sık hatırlatmaktadırlar.