“İtteku’l-vâvât”
İç içe geçmiş dört adet büyük celî sülüs ‘vav’ harfinin ortasında yazılı olan bu ifade Hz Peygamber’e izafe edilen bir sözdür ve “Vav’lardan sakının.” demektir. Bu vav’ların, insanlara ağır yükler getirebilen bazı işleri remzettiği yönünde bir kanaat vardır: Velâyet, veraset, vekâlet, vesayet, vezaret (vezirlik), vakıf malı, vallâhi kelimesi… gibi. Dikkati çeken diğer bir nokta, vav’ların birbirine âdeta yılan gibi dolandırılarak sakınma duygusunu tetikleyecek bir surette resmedilmiş olmalarıdır. Vav harflerinin sağ ve solunda kûfi yazıyla bir arma gibi işlenmiş olan ifadeler ise “Kâle’n-nebiyyü aleyhi’sselâm” ve “Sadeka rasûlullâh” tır.
“Bu hutûtun emr olup tezhîb ü tashîhi hemân
Eyledi icrâ Muhammed’le Şefîk-i nâ-tüvân”
Vav harflerinin hemen altında yer alan beyitte bir hattat ve bir tezhipçinin isimleri geçmektedir. Bu zatlar 1855 depremi sonrasında Sultan Abdülmecid tarafından görevlendirilmişlerdir. Talik harfli bu yazının günümüz Türkçesindeki karşılığı şöyledir: “Bu hatların düzeltme ve süsleme işi emr olununca Muhammed ile âciz Şefik hemen bu emri yerine getirdiler.”