Mihrabın üstünde görülen bu büyük yazıda celî sülüs olarak “Allah celle celâlühû-Muhammed sallallâhü aleyhi ve sellem” ifadeleri yer almaktadır. Sol kısımda daha küçük harflerle “Kâle’llâhü Te’âlâ”: “Allah buyurdu ki” denildikten sonra sağ alttan başlayarak miraçla ilgili İsra sûresindeki ayet kûfi hat ve beyaz renkle işlenmiştir: “Sübhânellezî esrâ bi-abdihî leylen mine’l-mescidi’l-harâmi ile’l-mescidi’laksâ” “Kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah’ın şanı yücedir ve O kusurdan münezzehtir.”
Bunun devamı olacak şekilde bu kez Necm sûresindeki miraç ayetleri aynı hat ve renkle yazılmıştır: “Sümme denâ fetedellâ, fe-kâne kâbe kavseyni ev ednâ” yani “Sonra yaklaştı ve iyice sokuldu, öyle ki (mesafe) yayın iki ucu arası kadar hattâ daha da azdı”. Mihrabın hemen üzerinde yer alan bu ayetler bize, Allah’a yakın olmak için O’na yönelen bir ruhla secdede eğilip manada yükselmek imkânı bulunduğunu hatırlatmaktadırlar. Zaten Allah ve Muhammed lafızlarının altlı üstlü duruşu ve ayetlerin bu yolculuğu resmeder gibi olayların sırasına göre aşağıdan yukarıya doğru tanzimi, bu yükselişin en muhteşem örneğine bir telmihtir.