Mihrabın doğusunda kalan duvar payesinin üzerinde celî sülüs, muhakkak ve kûfi hatlarla karışık olarak muhtelif ayetler ve bir hadis-i şerif yazılıdır. En yukarıda küçük harflerle sülüs bir “Allah” lafzı mevcuttur. Hemen altına kûfi yazı ile ve müsenna (iki taraflı) olarak “Kâle’llâhü Te’âlâ” “Allah Teâlâ buyurdu ki” ifadesi işlenmiştir. Bunun sağına ve soluna da iki kısım hâlinde “Lâ ilâhe illallah” kelâmı derc edilmiştir. Bu yazıların hemen alt sırasında bir ayet-i kerime yer alır: “Hüve’l-hayyü lâ ilâhe illâ hû” kısmı siyah, “fed’ûhü muhlisîne lehü’d-dîn” kısmı kırmızı renkle ve tersten, “El-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn” bölümü de üst tarafa doğru ve müsenna şekilde yazılmıştır. Ayet bütün hâlinde mealiyle birlikte şöyledir: “Hüve’l-hayyü lâ ilâhe hüve fed’ûhü muhlisîne lehü’d-dîn. El-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn” “Mutlak diri O’dur ve O’ndan başka ilâh yoktur. O hâlde halis bir niyetle yalnız O’na kulluk edin. Hamd tamamıyla, âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur.” Bir alttaki yazıda ise düzden ve tersten biri siyah diğeri de kırmızı olmak üzere “Besmele” nakşedilmiştir. Besmelenin üzerine de bir ayet-i kerimeden bir bölüm alınmıştır: “İnnemâ ya’müru mesâcidellâhi men âmene billâhi” “Şüphesiz ki Allah’ın mescitlerini yalnız Allah’a iman edenler bina edip (hayatlandırır).” Müsenna yazılmış bu ayetin iki ucunun birleştiği yerin tam üzerinde “Sadekallâhü’l-azîm”, besmelenin sağ ve sol yanında ise “Ve bihî sikatî” “Bu benim güvencemdir.” yazılıdır. Hattatlar, güzel bir besmele yazanın cennete gireceğine ilişkin nebevi müjdeyi bir kurtuluş teminatı olarak gördüklerini bu sözle ilân etmişlerdir. Buradaki yazılardan en altta kalanı bir hadis-i şerif olup sağ üst kısımdan “Kâle’n-nebiyyü aleyhi’s-selâm” “Nebi (as) buyurdu ki” diye başlar ve kırmızı yazıyla şöyle devam eder: “Es-sültânü zıllüllâhi fi’l-ardi ye’vî
ileyhi küllü mazlûm” “Sultan yeryüzünde Allah’ın gölgesidir; bütün mazlumlar ona sığınır.” İfade, sol üst kısımdaki “Sadekallâhü’l-azîm” cümlesiyle sona erer.